Kürt dünyasında geçen hafta: Federal bölge değil ‘vilayet’ yaklaşımı

Kürt dünyasında geçen haftanın öne çıkan haberleri arasında, Irak Merkezi Hükümeti’nin Erbil’le anlaşmaya rağmen bütçedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, Kerkük’teki gösterilerin yansımaları, İran’ın Irak Kürdistan Bölgesi’ne olası kara operasyonu ve Süleymaniye’deki öğretmenlerin grevi öne çıktı.

Federal bölge değil ‘vilayet’ yaklaşımı

Irak Kürdistan Bölgesi Hükümeti Sözcüsü Pêşawa Hewramani, 4 Eylül’de Erbil’de düzenlediği basın toplantısında Irak Merkezi Hükümeti ile daha önce yapılan bütçe anlaşmasının aksine Kürdistan Bölgesi’ndeki memur maaşlarının sadece yarısına tekabül eden 500 milyar dinarın gönderildiğini ifade etti.

Pêşawa Hewramani, “Irak hükümetinin maaş ve halkın gelirlerini kesme yaklaşımlarından, Kürdistan Bölgesi halkını aç bırakma siyaseti yürüterek, bir baskı aracına dönüştürdüklerini hissediyoruz” dedi.

IKB Bakanlar Kurulu Divanı Başkanı Umid Sabah, aynı basın toplantısında, “Özetle Irak Merkezi Hükümeti ve Bütçe Yasası üzerinden bizlere yönelik yaklaşım ‘vilayet statüsü’ gibidir. Kürdistan Bölgesi’ne ‘vilayet’ gibi davranılıyor. Bu yaklaşımı reddetmemize rağmen bizlere vilayetten daha az hak reva görülüyor” diye konuştu.

Ardından IKB Başbakanı Mesrur Barzani, X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Bağdat’tan gönderilen ve üzerinde “sıfır” yazılan bir grafikle, “Bağdat’ın ödemeleri göndermemesi vatandaşlarımıza zarar vermekle beraber, güveni zedeliyor ve Irak Anayasası’nı açıkça ihlal ediyor” ifadelerini kullandı.

Erbil merkezli Kürdistan 24 TV’ye 8 Eylül’de konuşan Irak Siyaset Gözlemcisi Ferhan Cewher, Erbil ve Bağdat arasında anlaşmaya varıldıktan sonra IKB tüm şartları yerine getirirken, Irak Merkezi Hükümeti’nin ise bunu yapmadığını, Bağdat’ın Erbil’e yönelik baskılarının siyasi olduğunu belirtti.

Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan eski diplomat ve Başbakan Danışmanı Abduselam Berwari ise Irak Merkezi Hükümeti’nin “federal” yapıya herhangi bir inancının olmadığını, önceki iktidarlar gibi merkeziyetçi bir yaklaşım sergilemek istediğini söyledi.

Kürdistan Adalet Topluluğu (Kome) Irak Meclisi Grup Sözcüsü Soran Omer de 7 Eylül’de Rudaw Medya Ağı’na verdiği bir röportajda, “Bütçe Yasası Bağdat’ta çıktı ancak yasanın yerine getirileceği yer Tahran’dır” dedi.

Haşdi Şabi komutanından Erdoğan’a Kerkük yanıtı

Kerkük’te Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) 6 yıl aradan sonra kente geri dönüp parti binalarını teslim alması kararına karşı Haşdi Şabi’nin çatısı altındaki Asaib Ehl Hak’ın da aralarında bulunduğu Arap ve bazı Türkmen gruplar tarafından gösteriler organize edildi.

Kürtler tarafından düzenlenen karşıt eylemlere yönelik saldırılarda ise 4 Kürt öldürüldü. Çıkan gerginlik üzerine Erdoğan’dan gelen, “Kerkük’ün yapısını bozacak her eylem, Irak’ın bütünlüğünün bozulması demektir. Türkmen yurdu Kerkük, yüzlerce yıldır farklı kültürlerin bir arada barış içinde yaşadığı coğrafya olmuştur. Bu coğrafyanın huzurunun, bütünlüğünün bozulmasına izin vermeyeceğiz” açıklaması tüm Irak medyasında geniş yer buldu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da Bağdat ziyaretinde bir araya geldiği Asaib Ehl Hak lideri Kays Gazali ise 5 Eylül’de Erdoğan’ın açıklamasını işaret ederek X sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj paylaştı.

Gazali, “İmam Hüseyin’in topraklarından, Kerbela’dan belirtiyorum; Kerkük Irak’tır ve Türkmen de Irak’tır. Hiçbir yabancı ülke iç işlerimize müdahale edemez” dedi.

KDP: Kazanımlar korunmalı

KDP Başkanlık Konseyi ve Politbüro Üyeleri, Erbil’de 7 Eylül’de olağanüstü bir toplantı düzenlendi.

Mesut Barzani’nin de katıldığı toplantı sonrası KDP’nin resmi internet sitesi KDP İnfo’da yayımlanan açıklamada, “Kürdistan’ın federal statüsünün ve şehitlerin kanı ile elde edilen kazanımların korunmasına” vurgu yapıldı.

Açıklamada, KDP ve diğer siyasi partilerin tartışmalı bölgeler arasında yer alan Kerkük, Diyala ve Musul’a geri dönmeleri gerektiği kaydedildi.

İran, Bağdat’tan Kürt liderleri istiyor

VOA Kürtçe Servisi’nin 5 Eylül’de yayınlanan haberinde Tahran yönetiminin, IKB’de 40 yıldan uzun bir süredir farklı kamplarda konuşlu olan İran’a muhalif Kürt partilerin liderlerinin teslim edilmesi için Bağdat ile temasa geçtiği ifade edildi.

Haberde isminin açıklanmasını istemeyen İran Kürdistan Demokrat Partisi’nden (İKDP) bir kaynak, “İran’ın Bağdat’tan teslim edilmelerini talep ettiği siyasi liderlerin bir kısmı IKB’de bir kısmı ise Avrupa’da yaşıyor” dedi.

İKDP’nin Politbürosu’ndan 9 Eylül’de yayımlanan yazılı açıklamada ise, İran’ın Irak Merkezi Hükümeti’ne kendilerinin tasfiyesi için 19 Eylül’e kadar verdiği ültimatoma değinildi.

“IKB’de ikamet eden siyasi mülteci Kürtlere yönelik yeni bir saldırı dalgasının başlatılması için İran’ın sınır ötesi bir operasyon hazırlığı içerisinde olduğuna dair duyumlarının ve gözlemlerinin olduğu” bilgisine yer verilen açıklamada, IKB’ye, Birleşmiş Milletler’e, ABD’ye ve diğer uluslararası topluma, İran’ın bu planının önüne geçilmesi için çağrı yapıldı.

Süleymaniye’de öğretmenler greve gidiyor

Süleymaniye merkezli günlük Hawlati Gazetesi‘nde 9 Eylül’de yer alan habere göre, Irak Merkezi Hükümeti’nin bütçe göndermemesi üzerine yaklaşık 2 aydır ödenmeyen maaşlar nedeniyle Süleymaniye’deki öğretmenler yeni eğitim ve öğretim yılına grevle başlayacak. Haberde, öğretmenlerin ilk ders günü olan 13 Eylül’de iş başı yapmayacağı belirtildi.

İranlı Kürt işkenceyle öldürüldü

Merkezi Avrupa’da yer alan insan hakları izleme evi Hengaw’ın, 9 Eylül’de yaptığı açıklamada, Cawanrud kentinden olan Puya Babayi adındaki 26 yaşındaki gencin Kirmanşah’ta gözaltında tutulduktan 1 hafta sonra ağır işkence nedeniyle kaldırıldığı hastanede öldüğü kaydedildi.

1 aylık evli olduğu belirtilen Babayi için Cawanrud kentinde taziye çadırı kurulmasına izin verilmediği, ailesine de olayın basına yansıtılmaması için baskı uygulandığı iddia edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x